Merhaba Ziyaretçi; Bugün Saat
Sinop Kibrit Fabrikası

Sinop Kibrit Fabrikası binalarının ve kulesinin yıkılmadan önceki görünüşü

 

Sinop’ta Cumhuriyet Devri başlarında, modern ve büyük bir kibrit fabrikası kurulmuştu. İşletmeye açıldıktan kıs bir süre sonra fabrika, güney tarafından denize doğru kaymaya başladı. kaymanın önüne geçmek için sahilde beton ve demir kazıklardan setler yapıldı fakat kayma önlenemedi. Fabrika, aynı zamanda deniz kıyısında bulunan ve kuzey rüzgarları tarafından sürüklenen kumulların da istilasına uğramıştı. Güneye doğru ilerleyen kumlar, şaseyi aşarak fabrikanın makine ve kazan dairelerinin damları üzerine yığıldı. Kumların ağırlığına dayanamayan fabrikanın çatısı çöktü. Bu durum fabrikanın işleyemez duruma gelmesine sebep oldu. Daha sonra makineleri sökülerek İstanbul’a götürüldü ve Büyükdere’de yeniden kibrit fabrikası olarak işletmeye açıldı.

 

Sinop Kibrit Fabrikası’nda üretilen kibrit kutularının üzerinde bulunan amblemde
Arapça harflerle “Türkiye Kibritleri Sinop Fabrikası” ibaresi yer almaktadır.

 
“Fotoğraf ve Amblem Basri ÖZGEN’in özel koleksiyonundan alınmıştır.”

Emre Gül – Dünya Bülteni / Tarih Dosyası

Fransız Charles Sauria tarafından 1831 yılında yapılan fosforlu kibrit, kısa zamanda bir sanayi kolu haline gelen buluşlardan biridir. İlk önceleri Avrupa ülkelerinde üretimi ve satışı serbest olan bu buluş daha sonra devletler tarafından kontrol altına alınmıştır. Türkiye’ye ilk kibrit Tanzimat yıllarında gelmiştir. Fakat sert bir cisme sürtülerek yakılan bu kibritler yangınlar ve kazalara sebebiyet verdiği ve para tuzağı sayıldığı için yaygınlaşamamıştır. Halk arasında kavlı çakmak kullanımının yaygın olduğu bu dönemde, Osmanlı ülkesinde Kibrit fabrikasının kurulmasına yönelik teşebbüslerden birincisi Sultan II. Abdülhamit döneminde yapılmıştır. Buna göre 1893 yılında “Societe Ottoman d’Alumette Usine de Kutchuk-Tchekmedje” isimli yabancı bir şirket, Osmanlı hükumetine başvuruda bulunarak kurulacak Kibrit fabrikası için arazi satın almak isteğini iletmiştir. Resmi makamlarca yapılan değerlendirmeler sonucunda Florya-Küçükçekmece mevkileri arasında bir Fransız’a ait yer üzerinde fabrika kurulmasına müsaade edilmiştir. Neticede ise inşa edilen bu fabrika faaliyete geçirilemeden teşebbüs akim kalmıştır.

kibbb

Bu yararlı ve pratik buluşun değerini takdir eden Avrupalı sermaye sahipleri ilk teşebbüsten birkaç yıl sonra harekete geçmişler ve kibrit üretimi bahanesiyle her çeşit kibrit ile kavın ithali ve satışını tekelleri altına almak için adeta birbirleriyle yarışmışlardır. 1901 yılında Avusturyalı bir müteşebbisin yaptığı, Osmanlı ülkesinde bu alandaki imtiyazın yıllık 200.000 altın karşılığı kendisine verilmesi teklifinin ardından Belçikalı bankerlerden biri, Osmanlı Anonim Şirketi adına imtiyaz talep etmiştir. Bu teklifte ise hükumete, yılda 250.000 Osmanlı altını ve bir defaya mahsus olmak üzere inşa halindeki Hicaz Demiryolu’na 50.000 altın verileceği söylenmiştir. Ayrıca devlete iki milyon Osmanlı lirası borç vermeyi taahhüt eden bu teklif, Sultan II. Abdülhamit ve ayrıca Sadrazam Halil Rifat Paşa başkanlığındaki Meclis-i Mahsus tarafından görüşülmüş ve Ticaret ve Nafia Nezareti’nin tetkikine havale edilmiştir. Neticede konu üzerindeki Heyet-i Vükela’nın mütalaası 2 Haziran 1901 de padişah tarafından onaylanmışsa da sonuca varılamamıştır. Ülkemizde üretimi yapılamayan kibrit uzunca bir dönem ithal edilmiş, hatta Birinci Dünya Savaşı sırasında görülen darlık sebebiyle Men’i İhtikar Komisyonunun denetimi altına verilmiştir.

 

Cumhuriyet’in ilanından sonra da ülkemizde kibrit üretimi konusu ele alınmıştır. Yerli sermayenin var olmadığı bu yıllarda eski girişimlere benzer bir durum ortaya çıkmıştır. 1924 yılında devlet tekeline alınan kibrit ithalatı, imalatı ve satışı için fabrikası Türkiye’de kurulmak şartıyla Belçikalı aracı bir şirketle anlaşma imzalanmıştır. Sinop’ta Zingal ormanları yakınında inşasına başlanan Kibrit fabrikası binası, yaşanan toprak kaymaları sebebiyle tamamlanamayınca aracı şirketle yapılan anlaşma feshedilmiştir.

 

Daha sonra bu iş, 8 milyon dolar avans karşılığı bir Amerikan şirketine verilmiştir. Bu şirket aracılığı ile 1930’da Büyükdere’de kurulan tesisle üretime başlamıştır. 1932 yılında ise Avrupa’da kibrit sanayinin kuruluşundan 100 yıl sonra ilk Türk kibriti piyasaya sürülmüştür. 1943 yılına gelindiğinde Amerikalı şirketin imtiyazı kaldırılarak, devletleştirilmiştir.

 

1949 yılına kadar üretimi bu şekilde sürdürülen kibritten istenilen gelir elde edilemediği ve çakmak ile çakmaktaşı kaçakçılığı önlenemediği için nihayet faaliyet durdurulmuştur. Kibrit imali tekrar serbest bırakılınca da özel sektöre ait ilk kibrit fabrikası İstanbul-İstinye’de kurulmuş ve 1956 yılında faaliyete geçmiştir.

Kaynaklar: Hayrettin Bozkurt

Yıllar boyu Tarih Dergisi, Sayı-4, 1981.

BİLGİLER
tarafından 23 Aralık 2012 - 11:51 tarihinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Yazı Şuana Kadar 2.042 views kez Okunmuştur.
PAYLAŞ
Kaşe Tekstil
Yorum yapın

Yorum yapma kapalı.


Üye Girişi
Kullanıcı Adı
:
Şifre
:
Şifremi Unuttum?
SINOP İçin 5 Günlük Hava Tahmini
KÖŞE YAZARLARI
Anket
Aktif anket bulunamadı
Hamsilos
Son Yorumlar